top of page

Grup toplantısı gerginliği sonrası Kılıçdaroğlu CHP binasında konuştu

  • Varol Report
  • 9 Haz
  • 3 dakikada okunur

Yargı Kararının Getirdiği Çift Başlılık ve Meclis Koridorlarındaki Gergin Bekleyiş

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde suları durulmayan ve siyaset gündeminin ilk sırasına yerleşen kriz süreci, mahkemenin verdiği tartışmalı mutlak butlan kararı ile bambaşka ve daha karmaşık bir boyuta evrildi.


Bu kritik yargı kararı neticesinde Kemal Kılıçdaroğlu hukuken yeniden CHP Genel Başkanlık koltuğuna otururken, görevden alınan Özgür Özel ise Grup Başkanı sıfatıyla siyasi mücadelesini meclis çatısı altında sürdürme kararı aldı. Yaşanan bu hukuki ve idari karmaşa, mecliste her hafta olağan olarak gerçekleştirilen grup toplantısında kimin kürsüye çıkacağı konusunda emsali nadir görülen bir krize dönüştü. Hem Kılıçdaroğlu'nun hem de Özel'in aynı gün ve saatte, aynı meclis kürsüsünde konuşma yapacaklarını kamuoyuna resmi olarak deklare etmeleri, Ankara'da tansiyonu adeta zirveye taşıdı. Sabahın çok erken saatlerinden itibaren, Özgür Özel'e destek vermek isteyen vatandaşlar ve partililer Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) önünde toplanmaya başladı. Kısa bir süre sonra Kılıçdaroğlu destekçilerinin de aynı alana intikal etmesiyle birlikte, parti içi rekabet fiziksel mekanlara taştı ve iki grubun destekçileri arasında yer yer hararetli tartışmalar yaşandı.


 

Yavaş'ın Devreye Girmesi ve Genel Merkez'e Alınan Tarihi Toplantı

 

Giderek tırmanan ve meclis kapılarına dayanan bu siyasi krizin partinin kurumsal kimliğine, tarihsel saygınlığına ve birlik beraberliğine daha fazla zarar vermesini önlemek amacıyla, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarihi bir sağduyu çağrısında bulundu. Yavaş'ın sükûnet, parti menfaati ve devlet adamlığı vurgusu yapan bu davetinin hemen ardından Kemal Kılıçdaroğlu stratejik bir siyasi adım atarak meclisteki toplantı ısrarından vazgeçti.


Özgür Özel, planlandığı gibi Meclis kürsüsünde kendi grubuna seslenirken; Kılıçdaroğlu ise beraberindeki kurmayları ve kendisine destek veren partililerle birlikte grup toplantısını Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu'nun genel merkezdeki bu alternatifi, aslında parti içi muhalefete ve yaşanan yorucu sürece dair son derece sert mesajların verileceği bir platforma dönüştü.

 


Parti İçi Temizlik Vurgusu ve Sert Hesaplaşma Resti

 

Genel Merkez binasında kendisini dinleyen coşkulu ancak bir o kadar da gergin kalabalığa hitap eden Kılıçdaroğlu, yaşanan hukuki kaosun faturasını parti içindeki belli odaklara kesti. Kürsüden oldukça net, kararlı ve tavizsiz bir dil kullanan Kılıçdaroğlu, partinin geleceğine dair "Arınacağız" diyerek yeni bir siyasi dönemin işaretini verdi. Siyasi ahlak ve erdem kavramlarını merkeze alan lider, "Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz." diyerek parti içinde köklü ve tavizsiz bir tasfiye sürecinin başlayacağını ilan etti.


Özellikle mutlak butlan kararının ardındaki arka planı ve niyetleri hedef alan Kılıçdaroğlu, yaşanan durumdan duyduğu rahatsızlığı şu çarpıcı ve tarihi sözlerle dile getirdi: "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu! Onun hesabını soracağız. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz."

 


Türkiye'nin Tek Umudu ve Mustafa Kemal'in Mirası


Sert eleştirilerinin ardından Kılıçdaroğlu, parti içi meselelerden sıyrılarak Türkiye'nin genel sorunlarına ve halkın muhalefetten beklentilerine değindi. Topluma umut aşılamanın en büyük tarihi zorunlulukları olduğunu, bu zorlu günlerde ancak birlikte omuz omuza çalışarak başarıya ulaşılabileceğini vurguladı. Tüm siyasi mesaisini millet için harcadığını ve kimseyi utandırmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, ülkenin içinde bulunduğu derin krizleri aşabilecek, halka akılcı ve kalıcı çözümler üretebilecek yegane yapının CHP olduğunu ifade etti.


Cumhuriyet Halk Partisi'nin sıradan bir siyasi organizasyon olmadığını; doğrudan devleti kuran, devlete yön çizen ve Cumhuriyeti inşa eden bir mirasın yegane temsilcisi olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, partisinin kurultay kültürüne de özel bir parantez açtı. CHP kurultaylarının paranın, pulun ve şahsi çıkarların işlemediği, düşüncelerin tamamen özgürce çarpıştığı onurlu platformlar olduğunu hatırlattı. Çünkü bu partinin temelinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerinin, hakkın, hukukun ve adaletin sarsılmaz bir şekilde yattığını savundu.

 


"Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz"


Sözlerini tamamlarken temiz siyaset idealini bir kez daha yineleyen Kılıçdaroğlu, parti tarihinin hiçbir döneminde, hiçbir safhasında kapalı kapılar ardında veya pavyon köşelerinde kurultay pazarlıkları yapılmadığını şiddetle savundu. Kendisinin bu karanlık noktaları açıkça dile getirdiği için bazı kesimlerce haksızca eleştirildiğini belirterek, adaletin, erdemin ve ahlakın CHP'nin genlerine işlendiğini söyledi.


Siyasette ve sandıkta iradenin asla maddeyle satın alınamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, siyasi yozlaşmayı en iyi özetleyen 'Ben sana para vereyim sen bana oy ver' anlayışının bu ulu çatının altında asla barınamayacağını dile getirdi. İradesini şahsi menfaat karşılığında satanların, ahlakı dokularına kadar koruyan bu partide bugüne kadar yeri olmadığı gibi, bundan sonraki süreçte de asla var olamayacaklarını kesin ve kati bir dille ilan etti.

 


 

Yorumlar


Copyright©
bottom of page