top of page
  • Writer's pictureEmin Varol

Yap-Boz Yönetimi



AKP iktidarında sağlık sektörü “Yap-Boz” tahtasına döndü.


Maalesef bunun iki üzücü örneği var.


Birincisi, Dr.Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü

Diğeri ise Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA).


Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, “Sağlığın Kozmik Odası” olarak anılır, bilinir. 


Mustafa Kemal Atatürk tarafından 100 yıl önce, benim de çocukluğumun geçtiği, Ankara’nın hastaneler bölgesinde, stratejik bir alanda kuruldu. 

Etrafında Türkiye’nin en eski hastaneleri olan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe, Numune ve Yüksek İhtisas Hastaneleri vardır.


Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan salgınlar buradaki araştırmalarla durduruldu. Ordunun ihtiyacı olan tifo, kuduz gibi aşı ve serumlar burada üretildi. Kolera salgını ile kırılan Çin’e bile Hıfzıssıhha Enstitüsünden aşı ihraç edildi.


Cumhuriyet’in en önemli, yüz akı kurumlarından biriydi.


Ancak Cumhuriyet’le özellikle de Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu eserlerle “hesabı” olanlar, bu önemli sağlık tesisini kuruluşundan 83 yıl sonra, 2011 yılında kapattı.


Kapatılmakla kalmadı; 


Genelkurmay Başkanlığı’nın “kozmik odası” gibi, sağlığın kozmik odasını da dağıttılar. Reçeteler, aşı tarifleri, salgın arşivleri, karneler, kısacası enstitünün hafızası dağıtıldı.




13 yıl sonra yeniden açılıyor



Türkiye’yi, “yap-boz” sistemiyle yönetmeye çalışanlar için COVİD 19 salgını büyük bir ders oldu. 


100 yıllık Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü kapatıldığı için bir çok konuda “aciz” kalındı. Aşı bulunamadı, salgınla mücadele edilemedi.


Şimdi; Dr. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü yeniden açılıyor.





GATA’nın başına gelenler



İkinci üzücü örnek ise askeri bir hastane olan Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve diğer askeri hastanelerdir. 


1941 yılında Ankara’nın Etlik semtinde konuşlandırılan GATA, 2016 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne doktor ve sağlık personeli yetiştirdi.


Örnek bir bilim yuvasıydı. 


15 Temmuz darbe girişiminden sonra “fetö yuvası oldukları ” gerekçesiyle GATA ve tüm askeri hastaneler kapatıldı. Gerçek neden fetö’miydi, yoksa Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bir de “sağlık darbesi” mi yapılmak istenmişti?


Askeri hastanelerin adı değiştirildi. Personeli, Hıfzıssıhha Enstitüsünde olduğu gibi dağıtıldı, adı değiştirildi, sivil idareciler atanarak “kaos” yaratıldı. Askeri hastanelerde askerin ağırlığı azaltıldı.




GATA ve askeri hastaneler de yeniden açılıyor



İktidarın, GATA ve askeri hastanelerin kapatılmasındaki hatası, Hıfzıssıhha’da olduğu gibi uzun sürmedi. 


Aynı “aşı”da olduğu “askerin tedavisinde” yaşanan sıkıntı da zirve yaptı.


Terörle mücadelede yaralanan askerlerimizin tedavileri sorun oldu. Çoğunu maalesef kaybettik.


Çünkü askeri doktorluk, sivil doktorluk gibi değil, farklıydı, bir ihtisas işiydi. 


GATA ve askeri hastanelerin yeniden açılacağı müjdesini eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar verdi.





Erdoğan talimat verdi



Hulusi Akar, komisyonda yaptığı konuşmada, GATA gibi askeri hastanelere “ihtiyacımız” olduğunu bir kez daha hatırlattı. GATA kapatıldığı için yaşanan sorunları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a aktardıklarını anlattı. 


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askeri hastaneler ile GATA’nın yeniden açılması için 2022 yılında talimat verdiğini ancak ağır ilerlediğini de itiraf etti.


Hastanelerin yeniden açılması için başlatılan çalışmaların, Sağlık Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı’nın koordinasyonu ile yapıldığını, ancak seçimler ve deprem gibi nedenlerle “yavaş” ilerlediğini de vurguladı.




Hastanelerin kime bağlanacağı sorun oldu





GATA ve askeri hastanelerin kime bağlanacağı konusu iki bakanlık arasında sorun oldu.


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 15 Temmuz, FETÖ ve tarikat kaygısı nedeniyle hastanelerin kendilerine bağlanmasını istiyor.


Ancak, barış zamanında, Silahlı Kuvvetlerin komutanının, Genelkurmay Başkanlığı olduğu için, hastanelerin de yeniden TSK’ya yani Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanması gerekiyor.


Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bu konudaki soruları cevaplandırırken “hastanelerimizin hepsinin bizde olmasını arzu ediyoruz” diyor. Ama, bu nedenle, askeri hastanelerin açılma sürecinin “uzamasından” şikayetçi. Güler, “Her geçen gün bizim için daha zor” diyor.




Askeri personel sayısı



Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, eski ismi GATA olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde askeri öğrenci kıyafetiyle doktor yetiştirmeye devam ettiklerini de söylüyor. 


“ 713 adet askeri tıp fakültesi öğrencimiz var. Askerî öğrenci kıyafetiyle tıp fakültesinde eğitim öğretim görüyorlar. Akşamları da Kara Harp Okulundaki bir binada kalıyorlar.”


Yap-Boz’la sağlık sistemini idare etmeye çalışan iktidarın, içler acısı halinden sadece iki örnek verdim.


Daha neler var, neler…

616 views0 comments

Recent Posts

See All

Comments


Copyright©
bottom of page