Erdoğan bildiriye tepki gösterdi, salondan "Laiklik kalksın" sesi yükseldi
- Varol Report
- 7 saat önce
- 7 dakikada okunur

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 168 isim tarafından imzalanan 'laiklik bildirisi'ni bir kez daha hedef alarak sert tepki gösterdi. Bildiri imzacılarını "nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz" olarak itham eden Erdoğan, "Ramazan- Şerif'ten bir gün önce, nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz, o bayat 'Laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.
Bunlar noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar, güya Cadılar Bayramı kılıfı altında saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar, çocuklarımızı alkol, uyuşturucu, sigaraya özendiren her türlü sapkınlık şarkılarından rahatsız olmazlar" ifadelerini kullandı.
Çocuklara milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olunduğunu öne süren Erdoğan, "Biz bunların derdinin ne olduğunu, karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına sığınarak bu millete nasıl zulmettiklerini çok iyi biliyoruz. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyledir" derken, bu sırada AKP Meclis grubunda “Laiklik kalksın” sesi yükseldi.
Okullarda tenefüs aralarında öğrencilerin söylediği "Kabede hacılar hu der Allah" ilahi görüntülerine atıfta bulunan Erdoğan, " Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla seslendirdiklerini görmek bizi mesut etti, gururlandırdı. Kimse bundan gocunmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Hayırdır çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor, ramazan süslemesi yapması, netefüste cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor?" diyerek tepki gösterdi.
Erdoğan'ın "28 Şubat heveslisi bu güruhu neyin rahatsız ettiğini bir hatırlayalım" sözlerinin ardından, ekranda 28 Şubat sürecini anlatan video gösterildi.
Erdoğan, "İnanç özgürlüğünü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara adaletli yaklaşım görmek isteyen Türkiye'den ders alsın. İthal ideolojileri ve projeleriyle kirlenmiş zihinleri, çirkef bildirileriyle kimse bize parmak salllayamaz. Kurandan, oruçtan, namazdan rahatsız olanlar vardı, Anadolu kadının başörtüsünden rahatsız olanlar vardı. Biz onlara gereken dersi verdik" dedi.
Süreç komisyonunda kabul edilen rapora da değinen Erdoğan, bundan sonraki yasal düzenlemeler için Meclis'i işaret ederek, sürecin artık yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı, "Tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Raporun içinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikârdır. Sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa, o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir" diye konuştu.
F-16 kazası: Kazaya yönelik soruşturma başlatıldı.
Erdoğan, konuşmasının başında Balıkesir’e bağlı Karesi mevkisinde 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat için taziyelerde bulundu, gerekli incelemenin başlatıldığını duyurdu.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
"Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Dün gece üzüntü verici bir haber aldık. Balıkesir'de görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotumuz şehit oldu. Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum. Şehit pilotumuzun mekanı inşallah cennet olsun. Kazanın tespitine yönelik gerekli incelemeler ve soruşturmalar başlatıldı.
"'Kabede hacılar hu der Allah' ilahiyi söyleyen çocuklarımız, gerçek Türkiye fotoğrafıdır"
Ülkemizde ramazan-ı şerif çok farklı bir manevi atmosferde idrak ediliyor. Camilerimiz dolup taşıyor, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımız bereketleniyor. İhtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor. Bu yıl ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi, manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. 'Kabede hacılar hu der Allah' ilahiyi 7'den 70'e insanımızın diline ve kalbine nakşeden ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla seslendirdiklerini görmek bizi mesut etti, gururlandırdı. Kimse bundan gocunmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır.
Hepimiz tam kadro sahadayız. Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimile tenefüs etmeye çalışıyoruz. Kabine üyelerimiz, milletvekillerimiz, kadın ve gençlik kollarımız ve elbette belediyelerimiz 11 ayın sultanını idrak ve ihya etmek için cansiperane bir gayret sergiliyorlar. Niyetimiz, inancımız, yolumuz bir diyerek en küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum.
Yavrularımızın okul bahçelerinde ilahilere eşlik ettiğini, hep bir ağızdan coşkuyla Allah lafzı celalini seslendirdiğini görmek bizi memnun etti, gururlandırdı. Tüm Türkiye'nin aynı sesleri, sözleri terennüm etmesi özlediğimiz bir iklimdi. Kimse bundan tedirgin olmamalıdı. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır, bu toprakların fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun.
"Nesli tükenmekte olan bir kısım yobazın "Laiklik elden gidiyor" şarkısı"
Milli Eğitim Bakanlığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazıda ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek, okul- aile işbirliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri, tecrübe etmeleri, bunun için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek, birlik ruhu adalet, merhamet, vatanseverlik gibi duyguların çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Bu etkinlik gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. İkincisi bu etkinlikler anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk ile öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir, ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, millet de sahiplenmiştir.
Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde ramazandan sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan malum bildirilerini yayınladı. Bunlar noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Cadılar bayramı kılıfı altında saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya, her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar.
Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, insanlıkdışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz.
Salondan “Laiklik kalksın” sesi yükseldi
Laiklik kavramının arkasına sığınarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir.
Biz bunların derdinin ne olduğunu, karın ağrısının asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına sığınarak bu millete nasıl zulmettiklerini çok iyi biliyoruz, bunların derdi laiklik değil, olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, milli ve manevi değerleriyledir. (Salondan “laiklik kalksın” sesi yükseldi)
Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın tenefüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine 'Allah' lafının olması sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.
"İnanç özgürlüğünü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın"
Bu milletin mayasında İslam vardır. Bizi bir millet yapan, bizi her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir. Ordumuz, unutmayın, peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz İslam şehitleridir. Zaferlerimiz İ'la-yi Kelimetullah istikametindeki zaferlerdir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur'an'ı, peygamber sevgisini, ramazanı, orucu, zekatı, sadakayı çekip aldığınız zaman geriye ne tarih kalır ne istikbal kalır ne millet kalır ne de devlet kalır.
Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında, bizim dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur'an vardır, peygamber aşkı vardır, iman vardır, oruç vardır, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmedi Hani ve daha nicesi İslam'ın gür sedasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır. Ezanı unutursa, Kur'an'ı unutursa, peygamberi unutursa, Yunus Emre'yi, Hacı Bektaş'ı unutursa bu milletten geriye hiçbir şey ama hiçbir şey kalmaz. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz.
"Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var"
Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda bin yıldır Türk de var Kürt de var Arap da var Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi, daha nicesi var. Avrupa’da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken, bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok.
Selçuklu'nun, Osmanlı'nın mirası, Türkiye'nin birikimi bize yeter. Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunuruz, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz.
"Ezandan, Kur'an'dan, camiden, namazdan, oruçtan, ramazandan rahatsız olanlar vardı"
Ezandan, Kur'an'dan, camiden, namazdan, oruçtan, ramazandan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler. Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı'nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller, aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa bu millet yine aynısını yapacaktır. Tarihten ders almamakta ısrar eden varsa, buyursun. Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek. Bunu hiç kimse aklından çıkarmasın. Kendi özümüzle büyüyeceğiz. Kendi ruhumuzla büyüyeceğiz. Kendi devlet, millet, medeniyet değerlerimizle büyüyeceğiz. Başkalarına benzeyerek değil, biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yerden kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı'nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz.
"Okul bahçelerini ve camilerimizi bir çiçek tarlasına çeviren yavrularımız"
Milli Eğitim Bakanımızı, başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm Milli Eğitim camiamızı, elbette sevgili öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Okul bahçelerini ve camilerimizi bir çiçek tarlasına çeviren yavrularımızın her birini tek tek muhabbetle kucaklıyor; dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa'nın aşkı hiç eksilmesin diyorum. Türkiye sanılandan çok çok büyüktür ve biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz.



Yorumlar