top of page

Avrupa Komisyonu'ndan 2026 Türkiye raporu

Varol Report
3 saat önce
3 dakikada okunur

Avrupa Komisyonu'nun 4 Kasım'da yayımladığı 2026 Türkiye Raporu'nda, Ankara'nın Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikaları değerlendirildi. Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması, TBMM'nin 1995 tarihli savaş nedeni kararı ve “Mavi Vatan” doktrini eleştirilen başlıklar arasında yer aldı.


Dışişleri Bakanlığı ise raporun Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını görmezden geldiğini savunarak değerlendirmelere karşı çıktı.



Türkiye-Libya anlaşmasına yönelik itirazlar


Avrupa Komisyonu, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı yeniden gündeme taşıdı.


Raporda, Libya'nın Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi'nin anlaşmayı Ekim 2026'da onayladığı belirtildi.


Komisyon, mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarıyla bağdaşmadığını ve uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu savundu.


Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı António Costa'nın 20 Ekim'deki açıklamalarına da atıfta bulunuldu. İki liderin anlaşmanın üçüncü ülkeler açısından hukuki sonuç doğuramayacağı yönündeki değerlendirmeleri hatırlatıldı.


Raporda ayrıca Türkiye'nin Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile 2022'de imzaladığı hidrokarbon işbirliği mutabakatını henüz onaylamadığı kaydedildi.


Libya Ulusal Petrol Kurumu'nun Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na arama ruhsatı verdiği bilgisi de paylaşıldı.



Ege'de 12 mil ve savaş nedeni tartışması


Komisyon, Türkiye ile Yunanistan arasındaki karasuları anlaşmazlığına dikkat çekti.


Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin devletlere karasularını 12 deniz miline kadar belirleme hakkı tanıdığı hatırlatıldı.


Yunanistan'ın Ege'deki karasularını 12 mile genişletmesi durumunda Türkiye'nin bunu savaş nedeni sayabileceğine ilişkin 1995 tarihli TBMM kararının yürürlükte olduğu vurgulandı.


AB, söz konusu kararın ikili ilişkilerde sorun oluşturmaya devam ettiğini savundu.


Ankara'ya uluslararası hukuka saygı, iyi komşuluk ilişkileri ve anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesi çağrısı yapıldı.


Uyuşmazlıkların gerektiğinde Uluslararası Adalet Divanı'na taşınabileceği de belirtildi.



Mavi Vatan ve Ege'deki askeri faaliyetler


Raporda Türkiye'nin yayımladığı NAVTEX duyuruları ve bazı Yunan adalarının askerden arındırılmasına ilişkin talepleri eleştirildi.


Komisyon, bu yaklaşımın Yunanistan'ın egemenlik haklarını tartışmaya açtığını ileri sürdü.


“Mavi Vatan” doktrininin Türkiye'deki ders kitaplarına dahil edilmesi de bölgesel ilişkiler açısından endişe verici bulundu.


Türk savaş uçaklarının Yunan adaları üzerindeki uçuşlarının arttığı ve Yunanistan'ın karasularının ihlal edildiğine ilişkin bildirimlerde yükseliş yaşandığı iddia edildi.


Türkiye'nin Ağustos 2026'da kuzeydoğu Ege ve Doğu Akdeniz'de ilan ettiği iki deniz parkı da değerlendirildi. Komisyon, bu alanların önemli bölümünün Türkiye'nin karasuları dışında bulunduğunu öne sürdü.



Deniz altı elektrik bağlantısı projesi


Avrupa Komisyonu, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan Great Sea Interconnector projesine de değindi.


Deniz altından elektrik iletimini amaçlayan projeye yönelik araştırmaların Türkiye tarafından engellendiği ileri sürüldü.


Türkiye'nin bölgesel enerji bağlantılarındaki önemine dikkat çekilirken AB'nin güncellenmiş enerji ağı mevzuatına tam uyum sağlanmadığı belirtildi.



Kıbrıs'ta iki devletli çözüm ayrılığı


Raporda Ankara'nın GKRY'yi Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımadığı ve iki devletli çözüm yaklaşımını desteklediği kaydedildi.


Komisyon, iki devletli çözüm önerisinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla bağdaşmadığını savundu.


Türkiye'ye GKRY ile ilişkilerini normalleştirme ve AB üyelerinin egemenlik haklarına saygı gösterme çağrısı yinelendi.


Kıbrıs sorununun çözümünde Birleşmiş Milletler öncülüğündeki diplomatik girişimlerin desteklenmesi istendi.



Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yakınlaşma sürüyor


Komisyon, 2023 depremlerinin ardından Türkiye ile Yunanistan arasında başlayan diplomatik yakınlaşmanın devam ettiğini kabul etti.


Güven artırıcı önlemler kapsamında toplantılar düzenlendiği ve sahil güvenlik birimleri arasındaki temasların sürdüğü belirtildi.


Buna karşın kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge anlaşmazlıklarının çözülemediği vurgulandı.


Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile yapılan mutabakatı onaylaması, Komisyon tarafından Doğu Akdeniz'de kalıcı gerilim azalmasının sağlanamadığına işaret eden gelişmeler arasında değerlendirildi.



Dışişleri Bakanlığı raporu reddetti


Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım tarihli açıklamasında Avrupa Komisyonu'nun değerlendirmelerine tepki gösterdi.


Bakanlık, raporun Türkiye'ye yönelik önyargılı ve adil olmayan yaklaşımı sürdürdüğünü savundu.


Yunanistan ve GKRY'nin taleplerinin desteklendiğini belirten Ankara, Türkiye ile KKTC'nin hak ve çıkarlarının dikkate alınmadığını ifade etti.


Bakanlık ayrıca AB'nin Kıbrıs meselesinde GKRY'yi koşulsuz desteklemesinin çözüm sürecine yapıcı katkı sağlamadığını ileri sürdü.


Türkiye, rapordaki siyasi eleştirilere karşı çıkarken ekonomik politikalarına, Avrupa tedarik zincirlerindeki konumuna ve güvenlik alanındaki rolüne ilişkin olumlu değerlendirmeleri memnuniyetle karşıladı.

Yorumlar


Copyright©
bottom of page