top of page

CHP Genel Merkezi önünde tansiyon yükseliyor

  • Varol Report
  • 24 May
  • 5 dakikada okunur

Mutlak butlan kararının gölgesinde Ankara'da siyasi gerilim doruk noktasına ulaştı. Genel Merkez binası önünde nöbet tutan milletvekilleri, Kılıçdaroğlu yanlısı grupla karşı karşıya gelirken polis ekipleri de bölgeye sevk edildi.

 

İstinaf mahkemesinin CHP Kurultayı'na ilişkin mutlak butlan kararının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken Ankara'daki CHP Genel Merkezi, siyasi krizin yeni odak noktasına dönüştü. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının emniyete verdiği dilekçeyle binanın tahliyesi talep edilmesinin ardından Genel Başkan Özgür Özel ve ona yakın isimler gece boyunca binada nöbet tuttu. Sabahın erken saatlerinden itibaren Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bir grup bina önünde toplanarak kapıların açılmasını isterken, iki taraf arasında arbede yaşandı. Beklenen tahliye tebligatı yapılmazken bina çevresine çok sayıda polis aracı konuşlandırıldı, güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı.


Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci dilekçesini ileterek binanın kendilerine teslimini talep etti. Kılıçdaroğlu ise basın danışmanı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır." ifadelerini kullandı. Özel ise yaşananları şu sözlerle aktardı: "CHP üyesi olmayan iri yarı, Ankara'nın çeşitli barlarında bodyguardlık yapan mafyatik tiplerle girmeye çalıştılar, arkadaşlar da ona izin vermedi, kapılar kitlendi."

 


Gece Nöbetinden Sabah Gerilimine


İstinafın verdiği mutlak butlan kararı, CHP'nin iç çatışmasını yeni bir evreye taşıdı. Özel'in bugün saat 12.00'de CHP'li il belediye başkanlarıyla planlanan toplantısı, sabahın ilerleyen saatlerinde tamamen geri planda kaldı. Kılıçdaroğlu yanlısı çevrelerin, Genel Merkez'in tahliyesi için talepte bulunduğu iddiasının yayılmasıyla birlikte parti yöneticileri ve partililer binaya çağrıldı. Kılıçdaroğlu'na yakın milletvekilleri Müslim Sarı, Hüseyin Yıldız ve Mahir Polat binaya girmek isterken, Özel'e yakın isimler buna karşı çıkarak kapıları kapattı.


İki taraf arasında köprü kurmak amacıyla telefon görüşmeleri yapıldı; dışarıdaki grubun geri çekilmesi istendi ve yalnızca milletvekillerinin içeri alınacağı teklif edildi. Ancak müzakerelerden somut bir sonuç çıkmadı. Öte yandan Kılıçdaroğlu'na yakın çevrelerin, Kılıçdaroğlu'nun o gün Genel Merkez'e gitme planının bulunmadığını belirttiği öne sürüldü.

 


"Allah onları kahretsin"


CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, yaşanan tabloyu şiddetle kınadı: "Burada torbacı kılıklı mafya kılıklı ne olduğu belirsiz silahlı insanlarla geliyor. Herkesi, genel merkeze sahip çıkmaya davet ediyoruz. Yazık. Partiyi, bu ülkeyi bu hale getirenlerin Allah belasını versin.


Yazıklar olsun. Bu insanların yıllarca verdiği emekler haram zıkkım olsun. Allah onları kahretsin!" Başarır, sabah saatlerinde gerçekleşen olayları değerlendirdiği uzun açıklamasında ise Kılıçdaroğlu'na doğrudan seslenerek, "Yıllarca kendisiyle omuz omuza yürüdüğü arkadaşlarını dövdürtecekse, öldürtecekse Allah onun belasını versin. Bu millet onu affetmeyecek, tarih onu affetmeyecek!" dedi.



"Kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar"


CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Kılıçdaroğlu'na seslenerek, "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne mafya bozuntuları saldırıda bulunuyor. Kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na sesleniyorum. Genel merkeze gönderdiğiniz mafya bozuntularınızı geri çekiniz." uyarısında bulundu.



"Evimizi korumaya çalışıyoruz"



CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ise devlet güçlerinin yokluğuna dikkat çekti: "Biz burada evimdeyiz, evimizi korumaya çalışıyoruz. Ama biraz önce partimizin önünden mafya kılıklı bazı insanlar gövde gösterisi yaparak geçti. Başka bir zaman olsa her taraf polis olurdu; biz iki adım atsak TOMA gelir. Şimdi ise ortada tek bir polis yok. Mafya kılıklı insanlar parti basıyor. Bu görüntü, ülkeye yakışmadığı gibi hiçbir partiye de yakışmaz."

 


Kılıçdaroğlu Cephesi: "Çözüm İstiyoruz, Inat Görmek Değil"


"Odaları boşaltmamakta ısrar ediyorlar"


Kılıçdaroğlu'na yakın CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, açıklamasında iki taraf arasındaki tıkanıklığa vurgu yaptı: "Partimiz, üyelerimiz, Türkiye açısından sıkıntılı bir durum. Türkiye'nin yükünü almak istiyoruz, yük olmak istemiyoruz. Yeni bir dönem başlıyor. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi mümkün olan en kısa sürede kurultayımızı da yapacağız. Arkadaşlarımız anlayamadığımız bir inatla partinin üyelerini ve milletvekillerini alıp, Sayın Genel Başkanımızın, PM'nin ve MYK'nın odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar. Bir şekilde çözeceğiz herhalde, arkadaşlarımız temas kurmaya çalışıyor." Polat, aynı zamanda bina çalışanlarının mağduriyetine de değindi: "Ana nedenimiz burada iki gündür çalışan emekçilerimiz bayram ikramiyelerini, maaşlarını alıp bayram tatiline gitmek istiyorlar.


Burada yetkisiz bir şekilde oturdukları için verilemiyor. Kimin neyi var, neyi yok bilmeden ödeme yapılamadığı için onlar da mağdur oluyor."



"Uzlaşı olmadı, çekiliyoruz"



Kılıçdaroğlu grubunun bina önündeki girişiminden somut bir sonuç çıkmadı. Canlı yayında açıklama yapan Müslim Sarı, hayal kırıklığını gizlemedi: "Bir uzlaşı olmadı. Biz artık çekiliyoruz. Biz elimizden gelen her şeyi yaptık. Çok üzgünüm, gerçekten çok üzgünüm... Sadece arkadaşlarımızla oturalım konuşalım noktasındaydık. Ama bunu sağlayamadık. Bu aşamadan sonra biz buradan çekiliyoruz."

 

Emir'den Kapsamlı Değerlendirme: "Zorbalığa Boyun Eğmeyiz"



CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, önceki gün akşam saatlerinde iki taraf arasında kurultay gündemli bir iletişim köprüsü kurulduğunu, kendisinin de müzakere heyetinde yer alacağını açıkladı. Ancak bu görüşme hiç gerçekleşmedi. Emir, sabah bina önünde beliren grupla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz bu dayatmayı kabul etmiyoruz biz bu zorbalığa boyun eğmeyiz.


Biz bir adım geri atmayız. Kurultay için bir iletişim gerekir ama bunun yolu zorbalıkla CHP'nin bahçesinden içeri girmek olamaz. Bunu tasarlayanlar burada bir olay çıksın, o görüntüleri yayınlayalım, CHP'liler nasıl birbirine girdi diye keyifle seyredelim diyenler... Bir de bu arada birileri yaralansın hatta Allah korusun can kaybı olsun da siyaset yapalım diyenlerdir. Biz bunlara boyun eğmeyeceğiz. Biz her zaman haktan, hukuktan, demokrasiden ve o kaçırmaya çalıştıkları sandıktan yana olacağız." Emir ayrıca, henüz resmi bir tebligat gelmediğini de belirtti: "Bize somut olarak gelen, resmi olarak gelen bir tebligat yok, duyumlarımız var."

 


Avukat Çelik'in Dilekçesi ve Resmi Kanallar


Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in emniyete verdiği ikinci dilekçede şu ifadeler yer aldı: "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararı ve Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin dosyasında düzenlenen tebliğ-tebellüğ belgeleri gereğince, CHP'nin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen ısrarlı bir biçimde önceki Parti ilgilileri tarafından Genel Merkez boşaltılmamıştır. Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi Genel Merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla Parti Genel Merkezi'nin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz."


Dilekçeyle aynı saatlerde Ankara Valiliği de konuya ilişkin resmi bir açıklama yayımladı: "Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir."

 

Özel: "Kurultay Konuşulmadan Burayı Ele Geçirmeye Çalışıyorlar"


Özgür Özel, Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk'e verdiği röportajda, iki taraf arasında dün akşam bir iletişim kurulduğunu ve müzakere için dört ismin belirlendiğini anlattı. Ancak bu görüşmenin sabahki gelişmeler nedeniyle gerçekleşemediğini vurgulayan Özel, şunları söyledi: "CHP üyesi olmayan iri yarı, Ankara'nın çeşitli barlarında, barların ismini de verebiliriz, bodyguardlık yapan mafyatik tiplerle girmeye çalıştılar, arkadaşlar da ona izin vermedi, kapılar kitlendi. Kemal Bey'le 'arkadaşlar oturacak konuşacak, en kısa sürede kurultay talebi var, konuşalım' demişken onlar gelip burayı zorba bir yöntemle, mafyatik tiplerle, arkalarında polisle, kurultayı konuşmadan burayı ele geçirmeye çalışıyorlar. Dışarıdaki mafyatik tiplerle bizim gençleri karşı karşıya getirmemeye çalışıyoruz."


Murat Emir de sürecin yönetimine ilişkin son değerlendirmesinde hem kararlılığı hem de diyalog isteğini ön plana çıkardı: "Haksız, hukuksuz kararı tanımadığımızı, tanımayacağımızı defalarca söyledik. Demokrasiye darbedir, halk iradesine darbedir, sandığın kaçırılmasıdır. Biz yine de olgun davranmaya, demokrasiye uygun davranmaya, kamu düzenini bozmamaya, özellikle güvenlik güçlerimizle karşı karşıya gelmemeye çalışan, sorumlu davranan taraf olduk. Bugünü demokrasi adına kara bir gün olarak değil, demokrasi için bir kişinin bile burnunun kanamadığı bir gün olması için uğraşıyoruz."


Yaşanan gelişmelerin ardından polis ekipleri bina önüne gelirken, tebligat meselesi ve Genel Merkez'deki hâkimiyet krizi çözümsüz kalmaya devam etti.

Yorumlar


Copyright©
bottom of page