top of page

Emeklinin, 41 Yıldır Değişmeyen Kaderi

  • Yazarın fotoğrafı: Emin Varol
    Emin Varol
  • 2 saat önce
  • 2 dakikada okunur
41 yıl öncesinden bugüne uzanan bu yazı, 17 milyon emeklinin değişmeyen maaş çilesini, siyasetle ilişkisini ve tıkanan emeklilik sistemini anlatıyor.

Bu yazıyla sizi, yıllar öncesine götüreceğim.


İktidarların, Emekliye bakışının aradan geçen yaklaşık yarım asıra rağmen değişmediğini göreceksiniz.


Bugünü yaşıyor gibi olacaksınız.


Sayıları 17 milyonu bulan Emeklilerin çektiklerine tanıklık edeceksiniz.


Siyasete alet edilen “oy deposu” haline getirilen Emeklinin, yaşam süreleri uzadığı için, “sefalet ücretine” mahkum edilmekten kurtulamadıklarını okuyacaksınız.


Yazıyı okurken maalesef, aradan geçen 41 yıla rağmen emeklisine sahip çıkamayan, emeklilik sistemini iyileştiremeyen hükümetlerin, “içler acısı” halini göreceksiniz.



***



Zaman Tünelinde Tarih;

26 Aralık 1985 Perşembe.


41 yıl önce, Emeklinin bitip tükenmez “maaş” çilesini göstermesi bakımından önemli bir tarih.

Türkiye, bugünün aksine, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin izlerinden kurtulmaya çalışıyor.


3 yıllık darbe döneminden sonra 6 Kasım 1983’te iktidar olan Başbakan Turgut Özal’ın emekli ve işçilerle arası iyi değildi.


Emekliyi, ekonominin üzerinde “kambur” gibi gören bir anlayış vardı.


Bugün, 23 yıldan bu yana iktidarda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi…


Bu nedenle de emeklilerle “yıldızı” barışmıyordu.



Bu ülke batmaz mı kardeşim?



41 yıl öncesinden bugüne uzanan bu yazı, 17 milyon emeklinin değişmeyen maaş çilesini, siyasetle ilişkisini ve tıkanan emeklilik sistemini anlatıyor.

1986 yılına birkaç gün kala, emekliye yapılacak zam oranı gündeme yerleşmişti.


Başbakan Turgut Özal’a, yılbaşında emekliye müjde verip vermeyeceğini sordum.

Özal’ın verdiği cevap, Başbakanlık Muhabiri olarak çalıştığım SABAH Gazetesi’nin manşetinden yayınlandı.


Özal, o röportajda bana, ekonomik sıkıntının kaynağı olarak “erken emekliliği” ve “emeklinin çok uzun süre yaşamasını” göstermişti.


Turgut Özal da 41 yıl önce, emeklilerin yaşam süresinin uzamasının, ekonomiyi sıkıntıya soktuğunu hatta ülkeyi batırdığından şikayet etti.


Bakın neler söyledi:


“Türkiye’de erkeklerin ortalama ömrü 69, kadınlarınki ise 71’dir. Bir işçi emekli olduktan sonra devletten ortalama 21 sene maaş alır. Batıda ise bu süre 12 senedir.


Batı’da 9 çalışana mukabil bir emekli vardır. Bizde ise 2,5 çalışana bir emekli düşüyor.

Bu durumda bu memleket batmaz mı kardeşim?


41 yıl öncesinden bugüne uzanan bu yazı, 17 milyon emeklinin değişmeyen maaş çilesini, siyasetle ilişkisini ve tıkanan emeklilik sistemini anlatıyor.

Habere eşlik eden karikatürde ise Özal, “ayağına yatırdığı emekliyi, ‘dandini, dandini, dastana. Milyarlar çıkacak Hasan’a. Eee eee eee’ diye ninni söyleyerek” uyutmaya çalışıyordu.



Özal bana da “ömür” biçti.



Çalışma hayatında “geç emekliliği” savunan Başbakan Turgut Özal, röportaj sırasında bana, yaşımı sordu.


27 olduğunu öğrenince, “senin ortalama yaşam süren 81. Sen 54 seneden daha fazla yaşarsın merak etme. 70 senenin üzerine çıkarsın” diye ömür de biçti.



Emekli pijamasını çıkarttı…



41 yıl öncesinden bugüne uzanan bu yazı, 17 milyon emeklinin değişmeyen maaş çilesini, siyasetle ilişkisini ve tıkanan emeklilik sistemini anlatıyor.

Aradan 41 sene geçti.


Anlayış değişmedi.


23 yıldan bu yana ülkeyi yöneten AKP iktidarı da aradan geçen 41 yıla rağmen, çare bulamadıkları emeklilik sistemi ile boğuşuyor.


İktidar, SGK Başkanı Raci Kaya’ya, “emeklilerin ömrünün uzaması nedeniyle, sosyal güvenlik sisteminin çöktüğünü”, emeklinin “ölüm yaşının yükseldiğini, Avrupa düzeyine ulaştığını” söyletiyor.


İktidar bazı milletvekilleri aracılığıyla da “Türkiye’de erkeklerin 77, kadınların ise 79 yaşına kadar yaşayarak, ekonomik sıkıntıya” neden olduklarını ima ediyor.

 

AKP Hükümeti, Rahmetli Özal gibi “Başımızın tacı dediği” emekliyi Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinde bir “kambur” olarak görüyor.


Emekli, Devlet Bahçeli’nin “sefalet ücreti” diye tanımladığı bin liralık zamla, bir yıl boyunca yaşamaya mahkum edilmiş oldu.


“Daha fazla zam” çağrılarına kulağını tıkayan Cumhur İttifakı AKP ve MHP, emekliye pijamasını da çıkarttırdı…


Çıkarttıkları pijamalarını yanlarına alan emekliler ise CHP mitinglerine katılmaya ve hükümeti protesto etmeye başladı.


Bunun sonu nereye gider?


Bilmiyorum ama Allah korusun, “sosyal ve toplumsal patlamadan” söz edenler bile var…


41 yıl sonra gelinen noktada:


Emeklilik sistemini bile çözemeyen bir ülke ve sefalet ücreti ile yaşamaya mahkum edilen 17 milyon emekli…

 

Yorumlar


Copyright©
bottom of page