Gazeteci İsmail Arı Tutuklandı

Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine dün ifade vermek üzere kendi iradesiyle gittiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınan İsmail Arı, bugün çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Arı, kararın ardından “Hakim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti.
Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar” dedi. Arı, geçen mart ayında da tutuklanmış, 75 gün cezaevinde kalmıştı.
BirGün muhabiri İsmail Arı, bir yılda ikinci kez tutuklandı. Arı, Şahin’in şikâyeti üzerine “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Dün saat 15.30'da ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne davet edilen Arı, belirtilen saatte emniyete gitti; burada gözaltı kararı tebliğ edilerek gözaltına alındı.
Savcılık ifadesi tamamlandı
Geceyi emniyette geçiren Arı, bu sabah saat 10.00 sularında adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi saat 12.00'de başlayıp 13.00 itibarıyla sona erdi. Arı, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Yöneltilen suç maddesi şöyle:
“Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
Tutuklama kararı
Hakimlik sorgusu saat 16.00'da başladı. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliği, Arı hakkında tutuklama kararı verdi. Kararın gerekçesi olarak “kaçma” ve “delil karartma” ihtimallerinin gösterilmesi dikkat çekti.
Karara isyan etti
Sorgu çıkışında konuşan Arı, “Hakim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti. Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar” dedi.
Adliye önünde açıklama
BirGün’ün Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir, Arı’nın tutuklanmasının ardından Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı. Gökdemir, suçlamaların gazetecilik faaliyeti kapsamındaki yazışma ve paylaşımlara dayandırıldığını belirterek karara tepki gösterdi. Arı’nın Ebubekir Şahin hakkındaki bir haber için görüş almak amacıyla yaptığı WhatsApp yazışmasının suçlama konusu yapıldığını, yazışmada tehdit, zorlama ya da hakaret bulunmadığını söyledi. Arı’ya ayrıca fon soruşturmasıyla gündeme gelen Osman Nacar’ın babasının cenazesine ilişkin olduğu öne sürülen bir sosyal medya paylaşımının sorulduğunu, ancak bu paylaşıma ilişkin somut bir görüntü ya da kayıt ortaya konulmadığını ifade etti.
Gökdemir, Arı’nın emniyete kendi isteğiyle ve avukatlarıyla birlikte gitmesine rağmen “kaçma şüphesi”, kamuya açık paylaşımlara dayanılmasına rağmen “delil karartma” gerekçelerinin ileri sürüldüğünü, sulh ceza hakimliğindeki sorguda Arı’nın savunmasının ve avukat beyanlarının kesildiğini belirterek “Burada cezalandırılmak istenen gazetecilik” dedi. Gökdemir şunları kaydetti:
“Arkadaşımız İsmail Arı dün Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne ifadesi için telefonla çağrıldı. İsmail yaklaşık 10-15 dakika içinde avukatları eşliğinde Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gitmek için gazetemizden ayrıldı. Biz bunun rutin bir ifade verme işlemi olduğunu düşündük. Ancak yolda ısrarla gelen telefonlar, İsmail’e emniyet müdürlüğü tarafından ‘Neredesiniz, biz sizi gelip alalım’ gibi ifadelerin aktarıldığını öğrendiğimizde bu işin bildiğimiz rutinin dışında bir işlem olduğunu öğrendik ki, bir saat kadar sonra da İsmail’in gözaltına alındığını, sabah saatlerinde Ankara Adliyesi’ne sevk edileceğini duyduk.
WhatsApp mesajı gerekçe gösterildi
İsmail bugün savcılığa çıkartıldı ve tutuklanması istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
İsmail’e yöneltilen suçlamalar; eski RTÜK başkanı, şimdi Telekom Genel Müdürü olan Ebubekir Şahin hakkında daha önce yaptığı bir haber nedeniyle yaptığı WhatsApp görüşmesi dayanak gösterildi. Israrla İsmail yaptığı haber dolayısıyla Ebubekir Şahin’den görüş almak istediğini ama ulaşamadığı için WhatsApp yazışmasını tercih etmişti. Bu WhatsApp yazışması bir delil olarak gösterildi. WhatsApp yazışmasında tehdit yok, zorlama yok, hakaret yok, küfür yok, hiçbir şey yok.
Suçlama var, görüntü yok
Bir ikinci suçlama da nerede olduğu bilinmeyen ve kanıtlanamayan bir tweet, X hesabından yayınlanmış bir mesaj. Bunda da İsmail’in, Ebubekir Şahin’in fon skandalının baş kahramanlarından olduğu ifade edilen Osman Nacar’ın babasının cenaze törenine katıldığını gösteren bir fotoğrafı paylaştığı iddia ediliyor ki bununla ilgili savcılık bir görüntü, bir kayıt da ortaya koyamadı.
Yatarı olacak bir ceza verilmesi mümkün değil
İsmail’e yöneltilen suçlamalar şimdiye kadar tüm gazetecilerin cezalandırılmasını esas oluşturan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması. Burada nasıl bir yanıltıcı bilgi var, halk nerede yanıltılıyor, açıkçası biz bunu göremedik. Bunu hiçbir hukuk kuralı da kanıtlayamaz zaten. Sayın ki İsmail bu suçu işledi, İsmail’in bu suçtan dolayı yatarı olacak bir cezaya çarptırılması da mümkün değil.
Cezalandırılmak istenen gazetecilik
Biz burada açıkça görüyoruz ki... Şunu da belirtmeliyim, İsmail’in tutuklama gerekçelerinden biri delil karartma. Ortada delil diye söz ettikleri şeyler tweet paylaşımları, bunlar zaten ortada.
Kaçma şüphesinden söz ediliyor; İsmail’in ayaklarıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini söyledik, kaçma şüphesinden söz edilmesi de mümkün değil. Hukuk kurallarıyla açıklanamayacak bir yargılama gerçekleştirildi. İsmail tutuklama istemiyle sevk edildiği sulh ceza mahkemesinde yeterince, istediği kadar ifade verilmeden, avukatlarının sözü kesilerek, hızlı bir yargılama sonucu Sincan Cezaevi’ne gönderildi.
Biz bunu çok iyi biliyoruz; burada cezalandırılmak istenen gazetecilik. Ortaya çıkan fon skandalıyla ilgili hiç kimse konuşamasın, konuşmaya niyetlenenler cezaevine konulsun, dışarıda kalanlar da konuşmaktan, yazmaktan, gazetecilik yapmaktan vazgeçirilsin isteniyor. Ama şunu bilmeliler ki, gazeteciler bu işi yapmanın her zaman bir yolunu bulurlar. Biri cezaevine konulur ama onun yerine yeniden yazacaklar bulunur. Gazetecilik suç değildir, artık elinizi üzerimizden çekin diyoruz.”



Yorumlar