İşte, Beğenmediğiniz Parlamenter Sistem
- Emin Varol

- 10 dakika önce
- 4 dakikada okunur

Türkiye’ye atılan füze düşürüldü.
Ortadoğu semalarında roketler uçuşuyor.
Uçak yolcuları, yanlarından geçen füzeleri görüntülüyor.
3. Dünya Savaşı’ndan söz edenler bile var.
İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğini konuşanlar da…
İçerde ise;
İktidarın bilgi vermesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı’nın siyasi parti liderleri ile bir “liderler zirvesi” yapması bekleniyor.
Mecliste grubu bulunan partiler, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanları ile Mit Müsteşarı’nın genel merkezleri ziyaret ederek bilgilendirme yapmasını bekliyor.
Meclis ise televizyonda seyrettiklerinden, yabancı haber ajansların geçtikleri haberlerden değil, devlet adamlarından bölgede yaşananlarla ilgili haberler almak istiyor.
Liderler, savaş zirvesi istiyor
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, siyasi parti liderlerini Çankaya Köşkü’ne davet ederek “liderler zirvesi” yapması bekleniyor.
Birilerinin deyimiyle, “Eski Türkiye’de milletvekili ve bakanlık yapmış bir isim olan İYİ Partili Lütfullah Kayalar, “Cumhurbaşkanının liderleri bilgilendirmesi, onların görüşlerini almasının çok önemli” olduğunu hatırlatıyor.
Çünkü o, bu ülkede Cumhurbaşkanlarının gerektiğinde “liderler zirvesi” yaptıklarına, liderlerin açık oturumlarda tartışabildiklerine, “ayrımcılığın” değil, “diyalogun” yaşandığı günlere tanıklık etmişti.
AKP iktidarı, son 20 yılda böyle bir yöntemi benimsemedi. Siyasi Parti liderlerinin görüşlerine ihtiyaç duymadı. Aralarında böyle bir diyalog da yaşanmadı.
Ancak, geçmişte bütün bunlar yaşandı. Çankaya Köşkü de bu tür zirvelere ev sahipliği yaptı.
Askeri darbe döneminde bile liderler birbirleri ile görüşebilme yeteneğini gösterdi.
Türkiye Cumhuriyeti olarak alınması gereken önlemler “liderler zirvelerinde” konuşuldu.
Aşağıda, “Muhabir” olarak izlediğim birkaç örneği yazacağım.
Bırakın savaşı, PKK terörünü…
Bir hükümet krizinde bile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 2 gün süreyle liderleri Çankaya Köşkü’ne davet ederek krizin nasıl aşılacağını istişare ettiğini hatırlarım.
Türkiye söz konusu olunca, Turgut Özal’ın darbeci Kenan Evren’i bile kendine çekerek sarıldığını, öptüğünü yaşadım.
Birbirlerine en ağır hakaretler eden Demirel ile Ecevit’in, Demirel ile Özal’ın oturup konuşabildiklerini izledim.
Devlet adamları arasındaki bu diyalogların, ne kadar önemli olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Meclis bilgi istiyor
Meclis’in de haberi yok.
Bu nedenle, ardı ardına “savaşla ilgili genel görüşme önerileri” verilerek bilgi isteniyor.
Hava ve füze saldırılarının kol gezdiği savaş alanında, Türk hava sahasının güvenliğini merak ediyor. İktidarın bir “Güvenlik Zirvesi” yapması için ne beklediğini sorguluyor.
Ancak bu öneriler iktidar tarafından reddediliyor.
Yani, “ben size bilgi vermem veya ben istediğim zaman veririm” deniliyor.
Genel Merkezler, Bakan bekliyor
Daha önce yapıldı.
Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin genel merkezleri, Dışişleri veya Milli Savunma Bakanları ile MİT Müsteşarı tarafından bilgilendirmeyi bekliyor.
Bakanların, parti genel merkezlerini ziyaret ederek, bölgemizde yaşanan gelişmeler ve alınan önlemler konusunda siyasi parti liderleri ile kurmaylarına bilgi vermek için neyi bekledikleri sorgulanıyor.
Geçmişte devlet adamları ve siyasetçiler arasında bu diyaloglar yaşandı.
Benim yaşımdaki Gazeteciler bunlara tanıklık ettik. Darbe dönemlerinde bile bir araya gelebilen siyasileri haber yaptık, fotoğraflar çektik.
Bugün “yok” sayılan Türkiye’ye hizmet eden, yön veren siyasi parti liderleri Türkiye söz konusu olunca zirveler yapabildi. Televizyonlarda bir araya gelip ülke sorunlarını tartışabildi.
İktidar, muhalefet, eşleri ile birlikte oturup yemek yiyebildi.
Aaah ah. Güzel görüntülerdi, güzel günlerdi.
Liderler, TRT’de tartıştı

Tarih 22 Ekim 1983:
Askeri darbe günleriydi. 6 Kasım 1983 seçimlerine giren 3 siyasi parti lideri, seçimlerden 14 gün önce TRT’de açık oturuma çıktı. Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal, Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp ve Milliyetçi Demokrasi Partisi Genel Başkanı Turgut Sunalp, ülke sorunlarını tartışabildi. Köprü ve Otoyolların satışı ilk kez bu programda tartışıldı, HP Genel Başkanı Necdet Calp’in “sattırmam”, ANAP Genel Başkanı Turgut Özal’ın “bal gibi satarım” sözleri tarihe geçti.
İnönü, Özal’ı ziyaret etti

Tarih 7 Ocak 1984:
SODEP Genel Başkanı Erdal İnönü, Başbakan Turgut Özal’ı makamında ziyaret ederek tüm partilerin yerel seçimlere girebilmesi için gösterdiği gayrete teşekkür etti.
Özal da ODTÜ’den arkadaşı olan İnönü’yü tekrar SODEP Genel Başkanlığında görmekten mutlu olduğunu söyledi.
Özal ise demokratik nizama geçerken bu konu, bizim seçim kaybetmemizden daha önemliydi ittifakla bu kararı aldık dedi.
Özal, liderleri yemeğe davet etti

Tarih: 19 Ocak 1984
Başbakan Turgut Özal, 6 Kasım 1983 seçimlerinde yendiği, siyasi parti liderleri ile milletvekillerini yemeğe davet etti. Dışişleri Köşkü’ndeki yemeğe HP Genel Başkanı Necdet Calp ve eşi Sevil Calp, MDP Genel Başkanı Turgut Sunalp ve eşi Suzan Sunalp ile çok sayıda muhalefet milletvekili katıldı. Köşkün önünde -5 derecede 2,5 saat bekletildikten sonra fotoğraf çekmek için içeri alındık. Yemek servisi başlamadığı için boş tabakları çektiğimizi gören Necdet Calp’in eşi Sevil Hanım, “boş tabakları çekiyorlar” diyerek ev sahibi Turgut Özal’ı uyardı. Özal da Sevil Hanımı doğrulayarak, “’Özal, bir şey yedirmedi’ diye yazarlar” diye espri yaptı.
Başbakan ve muhalefet yemekte buluştu

Tarih 22 Mayıs 1986:
Başbakan Turgut Özal, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Yazar ve Meclis Başkanı Necmettin Karaduman’ı akşam yemeğine davet etti. Gece boyunca sohbet ederek ülke sorunlarını tartıştılar.
Dışişleri Bakanı İnönü, liderlere bilgi verdi

Tarih: 22 Nisan 1995:
Dışişleri Bakanı Rahmetli Erdal İnönü. Türk siyasetinin, “nüktedan” ve "güler yüzlü" siması.
27 Mart 1995 tarihinde DYP-SHP Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı oldu. 25 gün sonra da Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk’u ve Siyasi Parti Genel Merkezlerini ziyaret ederek, dış politikada yaşanan gelişmelerle ilgili bilgi verdi.
Demirel, Çankaya’da “liderler zirvesi” yaptı

5 Eylül 1995:
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bir hükümet krizi çıkması üzerine siyasi parti liderlerini ayrı ayrı Çankaya Köşkü’ne davet etti.
2 gün süreyle liderler “size göre seçim ne zaman yapılmalı?” ve “bu krizden kurtulmak için hükümet formülleriniz nelerdir” diye sordu.
Çankaya Köşkü’ne davet edilenler arasında; DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, MP Genel Başkanı Aykut Edibali, YDH Lideri Cem Boyner vardı.
Yeni Parti Genel Başkanı Yusuf Bozkurt Özal ise Demirel’i protesto etti ve Çankaya Köşkü’ne çıkmadı.
Kendi haber arşivimden aktardığım buluşmalar, bu ülkede yaşandı.
Ancak, son 23 yılda, siyasi parti liderlerini bölgemizdeki savaşlar bile bir araya getiremedi.
Ayrışma tehlikeli bir şekilde derinleşiyor…
Neden?



Yorumlar