top of page

Dışişleri: “Montrö İçin Şükran Borcumuz var”

  • Yazarın fotoğrafı: Emin Varol
    Emin Varol
  • 1 gün önce
  • 3 dakikada okunur

İstanbul sözleşmesinden çıkıldığı günlerdi.


5 yıl önce, Eski Meclis Başkanı Mustafa Şentop, Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili tartışmaların fitilini ateşledi.


Anayasa Hukukçusu olan Şentop; “Cumhurbaşkanı ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildim, Montrö'yü tanımıyorum, feshettim' diyebilir mi?” sorusuna, “Yapabilir.” cevabını vermişti.


O günden sonra Türkiye’de; “Cumhurbaşkanı Montrö dahil, uluslararası tüm anlaşmalardan çekilebilir” tartışması başladı.


Arka arkaya Montrö Sözleşmesi’ne bağlılık açıklamaları yapıldı.


103 emekli amiral, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin önemini vurgulayan bir bildiri yayımladı. 10'u gözaltına alındı. Emekli amiraller hakkında "Anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma" suçlamasıyla davalar açıldı.


Zamanın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Haddini aşan bir bildiri" diyerek amirallere “bedelini ödeyecekler” demişti.


Son 5 yılda tepkiler hiç bitmedi.


Kanal İstanbul Projesi ile daha da alevlendi.


İktidarın, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni, “rafa kaldıracağı” görüşüne yapılan eleştirilere rağmen, Kanal İstanbul projesine devam etmesi bu tartışmaların tuzu biberi oldu.


Dolayısı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı gibi; “Cumhurbaşkanı’nın, ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildim, Montrö'yü tanımıyorum, feshettim' diyebilir mi?” sorusu gündemde kaldı.



Dışişleri, Montrö’ye sıkı sıkı sarılıyor



Birkaç gün önce, Türkiye'de kurulması planlanan NATO Deniz Unsur Komutanlığı, yeni bir tartışmayı başlattı.


CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer bu tartışmayı Meclis gündemine taşıdı ve Dışişleri Bakanı’na, İstanbul Boğazı’nda kurulmak istenen, “çok uluslu karargâh ile Adana'daki 6. Kolordu’nun” Montrö sözleşmesi ile çelişip çelişmediğini” sordu.



Devletimize şükran borçluyuz

 

Dışişleri Bakan Yardıcısı Mehmet Kemal Bozay, Montrö sözleşmesine bağlılığı şu sözlerle dile getirdi:


“Montrö bizim, geçmişteki diplomatlarımıza, devletimize büyük bir şükranla borçlu olduğumuz bir düzenleme.” diye cevap verdi.


Böylece Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün öngörüsü ve önderliği ile 20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni gerçekleştiren, Başbakan İsmet İnönü, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile diplomatlar Numan Menemencioğlu, Suad Davaz, Asım Gündüz ve Necmettin Sadak'a “şükran borcu” bulunduğunu dile getirdi.


Bakan Yardımcısı Bozay, “Montrö sözleşmesinin delinmemesi için her türlü düzenleme, bizim bir güvencemizdir. Ne tür düzenleme olursa olsun, bunun delinmeden yapılması gerekiyor.

Çünkü öbür türlü çok farklı bir ortam ortaya çıkabilir.”



Güvenliğimize halel getirecek…



Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay, İstanbul Boğazı’nda kurulacağı iddia edilen “çok uluslu karargâh” konusunda ise şöyle konuştu:


“Bütün bunlar daha bir tartışma aşamasında, işin doğrusu, belli bir yere gelmeleri vakit alacaktır. İlerleme sağlandığı takdirde, yüce Meclisimize biz de sunarız.


Bu çok uluslu karargâh ve diğer konularda kontrolün bizde olmasını istediğimiz düzenlemeler içinde gitmek istiyoruz. Karadeniz'de son sıralarda da bir sürü hadise oluyor. İşte, gemiler, insansız deniz araçları, diğer şeyler geliyor.


Ama, NATO yükümlülüklerimizi yerine getirirken hiçbir şekilde ayrı bir düzenlemeyle, kendi güvenliğimize halel getirecek bir yaklaşım içinde değiliz.


Bizim asıl amacımız bölgesel aidiyet. Yani, Türkiye'nin kendi bölgesinde, kendi iç sularında burada bir kalpgâh (can evi,yürek) olarak Türkiye'yi görürsek bunun bir iç hilali var karasularımız ve diğer yerler, dış hilali de biraz da bizim münhasır ekonomik bölgemiz ve diğer alanlar.


Bütün bunları düzgün şekilde kontrol edebileceğimiz bir düzenleme dışında başka bir seçenek olamaz.”

 


Rusya’nın 'Montrö' hassasiyeti


Meclis Montrö tartışmasını yaşadığı saatlerde, Rusya'nın Ankara Büyükelçiliğinden yine, 'Montrö' ile ilgili bir açıklama geldi.


Rusya, Türkiye'de kurulması planlanan NATO Deniz Unsur Komutanlığı’nın, Montrö Boğazlar Sözleşmesi dengesini sarsacağını iddia etti.


Açıklamada, "Rusya, Montrö Sözleşmesi'ne büyük önem vererek, uluslararası ilişkilerde yer alan tüm taraflarca uygulanmasını kararlılıkla desteklemektedir" denildi.


Rusya Büyükelçiliği, Ulus gazetesinin, 21 Temmuz 1936 tarihli sayısını da yayınladı. Ve şunları kaydetti: “ Montrö Sözleşmesinin, özellikle Akdeniz ve Orta Doğu'daki son olaylardan dolayı meydana gelen dramatik dönemde, tüm ülke ve devletlerin çıkarlarına hizmet ettiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye'nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz.”


Rusya’nın bu açıklamasıyla, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin, Karadeniz Türkiye ve bölge için ne kadar önemli olduğu bir kez daha güncellenmiş oldu.


Dışişleri Bakanlığı gibi, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Başbakan İsmet İnönü ve Türk diplomatlarına bizde şükran borçlu olduğumuzu unutmayalım.

 

 

Yorumlar


Copyright©
bottom of page