TCMB Başkan Yardımcısı Akçay'dan enflasyon açıklaması
- Varol Report
- 5 saat önce
- 2 dakikada okunur

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, enflasyonla mücadeleye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyon için kritik uyarı
Tarih Vakfı ile Robert Kolej Mezunları Derneği’nin düzenlediği etkinlikte konuşan Akçay, uygulanan politikaların önemine vurgu yaptı. Göreve başladıkları dönemde enflasyonun yaklaşık yüzde 48 seviyesinde olduğunu, bugün ise yüzde 31’e gerilediğini hatırlattı.
Akçay, bu sürecin doğru okunması gerektiğini belirterek, “Bu adımlar atılmasaydı enflasyon yüzde 150-200 bandına çıkabilirdi” dedi. Enflasyonla mücadelede atılan adımların, daha yüksek bir tabloyu engellediğini ifade etti.
Akçay'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bernanke'nin bir lafı var biliyorsunuz; yüzde 98'i bu işin aslında beklenti yönetmek, yüzde 2'si execution. Bizde 98-99 yapar, öyle söyleyeyim size, hatta daha da yukarı çıkarabiliriz. Şimdi orayı beceremediğiniz zaman öbür taraflar yanlış anlaşılmaya çok müsait oluyor. Benim kanaatimce bir tane eksiğimizi söyleyeyim; başka da olabilir tabii ki elbette, illaki vardır. Bir tane eksiğimiz bizim şu oldu: Bu işin ne kadar zor olduğunu biz genelde kamuoyuna ve Türkiye'deki maalesef birazcık bitik durumda olan akademiye diyeyim anlatmakta zorluk çektik.”
"Adım atmasaydık enflasyon yüzde 150-200 olurdu"
enflasyondaki gerilemenin yüzeysel değerlendirilmemesi gerekiyor. TCMB’de başkan yardımcısı olarak göreve geldiğim dönemde enflasyonun yaklaşık yüzde 48 seviyesindeydi. Bugün gelinen yüzde 31 seviyesinin tek başına 'başarı' olarak yorumlanmaması eksik bir bakış. 'Biz bu politikaları uygulamasaydık ne olurdu?' sorusunun sorulması gerekir. Bu çerçevede, mevcut adımlar atılmasaydı enflasyon çok daha yüksek seviyelere, hatta yüzde 150-200 bandına ulaşabilirdi. O dönemde ekonomideki riskler oldukça yüksekti. Alınan kararlar yalnızca gerçekleşen sonuçlarla değil, önlenen olası senaryolar üzerinden de değerlendirilmeli.
"Faizi yüzde 45'e çekmek işe yaramazdı"
Faiz artışlarının kademeli şekilde yapılması bilinçli bir tercihti. Ekonomideki bağlantıların zayıfladığı bir ortamda faizin hızlı ve sert biçimde yükseltilmesi, fiyat istikrarı yerine finansal istikrarsızlık yaratabilir. Bu nedenle öncelik mekanizmanın onarılmasına verildi. Faizi yüzde 17,5'den yüzde 25'e çektik. Sonra 25'ten 30 vesaire böyle gitti ve bize hep şu söylendi: 'Çok eliniz titrek gittiniz. 17,5'tan 45'e çekseydiniz her şey bir güzel toparlayacaktı, tabii cesaret edemediniz, yukarıdan baskı geldi ancak 25 yaptınız'. Bu arkadaşlara anlatmadık ki ben anlattım bu arada yurt dışında fakat yurt dışında hemen anlıyorlar ne olduğunu. Burada anlamadılar. Neden işe yaramazdı 25 yerine 45? Şundan dolayı yaramazdı; aktarım mekanizması feci hasar almıştı. Benim bir viral olan konuşmam var biliyorsunuz, aslında çok basit bir şey söyledim ben orada; kopan linkler hiç öyle sıra dışı bir şey değil çünkü hakikaten her bakan, işten anlayanın linklerin koptuğunu, yeniden ihdas edilmesi gerektiğini anlaması lazım. Zaman içinde aktardıkça biz mekanizmayı kurdukça aslında faiz artışlarının anlam kazanacağını... 'Big bang for the buck' denir İngilizcesiyle, yani her arttırdığım 1 puanın etkisinin maksimum olması için baştan fazla arttırmamam gerekiyordu zaten.
"Son yaşanan gelişmeler daha riskli bir şok"
Konferans sonrası gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Prof. Akçay, İran savaşının piyasalara etkisine ilişkin olarak şunları söyledi:
"TCMB'nin son dönemde attığı adımlar proaktif ve yerinde oldu. Alınan önlemlerin yeterliliği günlük olarak değerlendiriliyor. İhtiyaç halinde yeni adımlar atmaktan kaçınmayacağız. Daha önce yaşanan siyasi ve kur şoklarında doğru reaksiyon verildi. Son yaşanan gelişmeler ise 'fundamental’ları da etkileyebilecek daha riskli bir şok."



Yorumlar