top of page

Hakan Fidan'dan bölgedeki gerilim hakkında açıklama

  • Varol Report
  • 2 saat önce
  • 2 dakikada okunur

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında bölgede yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Fidan, İsrail yönetiminin İran’ı yalnızca askeri kapasitesi nedeniyle değil, doğrudan rejim yapısı nedeniyle de tehdit olarak gördüğünü belirterek; “Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin hem bugün hem gelecek için tamamıyla ortadan kalkmasını istiyor. Tehdidi, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyor. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor.Rejim değişikliği hedefi var” dedi.

 

Bakan Fidan ayrıca Türkiye’nin güvenliğine ilişkin sorulara da değinerek, “Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz” ifadelerini kullandı.

 


Bölgesel gelişmeler yakından izleniyor


 

Fidan, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından oluşan tabloyu değerlendirdi. İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında şu ana kadar geniş çaplı bir hareketlenme görülmediğini ifade eden Fidan, Hizbullah cephesinde ise sınırlı bazı gelişmeler yaşandığını söyledi.

 

İran toplumunda ise şu an için rejim değişikliğine yol açabilecek büyüklükte bir iç hareketlenme olmadığını belirten Fidan, bölgedeki gelişmelerin küresel istikrarı da etkileyebilecek boyuta ulaşabileceğini dile getirdi.

 


En kötü senaryo: Bölgesel savaş


 

Fidan’a göre en olumsuz senaryo, çatışmanın daha da genişleyerek İran’ın bölgedeki ABD üslerini doğrudan hedef alması. Böyle bir gelişmenin daha büyük bir güvenlik krizini tetikleyebileceğini vurgulayan Fidan, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini ifade etti.

 

İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi veya Körfez ülkelerinden enerji tedarikinde yaşanabilecek aksaklıkların da enerji arz güvenliği açısından risk oluşturabileceğini söyledi.

 


Türkiye diplomasi çağrısını sürdürüyor


 

Fidan, Türkiye’nin başından beri çatışmanın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulunduğunu belirterek, Ankara’nın savaşın başlamasını geciktirmek için de çeşitli girişimler yaptığını söyledi.

 

“Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün” diyen Fidan, Türkiye’nin tüm taraflarla temaslarını sürdürdüğünü ifade etti.

 


Çözüm süreci ve bölgesel denklemler


 

Bakan Fidan, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülen süreci de etkileyebileceğini belirtti.

 

PKK gibi örgütlerin bölgedeki zayıflıklardan yararlanan yapılar olduğunu ifade eden Fidan, Suriye, Irak ve İran’daki dengelerin bu süreç açısından kritik olduğunu söyledi.

 

“Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor” diyen Fidan, bölgesel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti.

 


Türkiye’ye yönelik risk var mı?


 

Türkiye’ye yönelik bir saldırı ihtimaline ilişkin soruları yanıtlayan Fidan, bu konuda net bir mesaj verdi.

 

“İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.”

 

Fidan ayrıca çatışma bölgelerinde yaşayan Türkiye vatandaşlarının durumunun yakından takip edildiğini, İran’da yaklaşık 20 bin civarında Türk vatandaşının bulunduğunu ve diplomatik temsilciliklerin 24 saat esasına göre çalıştığını söyledi.

 


Göç dalgası beklenmiyor


 

İran’dan Türkiye’ye olası bir göç dalgasına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, şu an böyle bir hareketlilik görülmediğini belirtti.

 

İlgili kurumların gerekli tüm planlamaları yaptığını söyleyen Fidan, İran’ın kendi vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini ve bu nedenle Türkiye’ye yönelik bir göç akışı bulunmadığını ifade etti.

 

Bakan Fidan, Türkiye’nin hem diplomatik girişimleri sürdürdüğünü hem de bölgedeki gelişmelere karşı tüm senaryolar üzerinde çalıştığını vurguladı.”

 


 

 

Yorumlar


Copyright©
bottom of page